1 kg. yazılım ihracatı kaç dolar?

November 15, 2016

İhracatımızı ölçtüğümüz bir performans göstergesi olarak kg. başı ihracat geliri kullanılıyor. Geçen yıl yapılan ihracatta kg. başı ihracat geliri 1.44 dolarken, bu yıl 1.39 dolara gerilediğinden bahsediliyor. Hatta 1 kg. bilgisayarı 600 dolardan, akıllı telefonların kilosunu 2 bin dolardan ithal ediyoruz diyerek karşılaştırma yapılıyor.

Yazılım ihracatını ve ithalatını neyle ölçüyoruz?

Türkiye’nin ihracat konusunda yüksek katma değerli ürünlere geçmesi gerektiği kaçınılmazdır. İhracatı arttırmak için konuşmalarda sanayi devriminin çıktısı ‘makina’ ihracatının arttırılmasından bahsediliyor. Önerim kg. başı ihracat geliri ölçütünden vazgeçmemiz gerektiğidir. Cep telefonu, bilgisayar, yüksek teknoloji cihazlarının veya yazılımın kg. karşılaştırılması doğru değildir.

Türkiye’nin cari açığının azaltılmasında yüksek katma değerli ürünleri, yüksek teknolojinin ve yazılımın arttırılması çözümdür. Tüm hedeflerimizi buna yönelik olarak düzenlememiz gereklidir.

2 Comments
Mehmet Yaşar
December 2, 2016 @ 07:40

Çok güzel bir makale olmuş. Teşekkürler

Reply
ahmet
December 27, 2016 @ 23:08

“1989-2004 yılları arasında netaş’ın ar-ge direktörlüğü’nü yürüten ali akurgal’ın ilginç bir anısını, bugün gelinen noktaya ışık tutması açısından önemli. siz, yazılımın birimi nedir bilir misiniz? metre! neden metredir bilir misiniz?

1992 yılında, yâni topu topu 20 yıl önce, netaş’ta ilk yazılım ihracatını gerçekleştirdik. hazırlanan bir yazılım paketini; tuşa bastık, o zaman internet falan yok, çatıdaki çanak marifeti ile, vallahi de billahi de müthiş bir hız olan 128kb/s ile, ingiltere’ye uydu üzerinden yolladık. faturayı da pullu posta ile yolladık. 2m$ bankaya geldi, kasaya koyduk.

aradan 3-4 ay geçti, vergi memurları geldiler. dediler ki, “siz bir fatura yollamışsınız, 2m$”. “evet” dedik. “bu para ödenmiş” dediler. “evet” dedik. “ama mal çıkışı yok, bu hayali ihracat” dediler! bunun üzerine vergi memurlarını arge’ye aldık, bir bilgisayarın başına oturttuk. “şu ‘enter’ tuşuna basar mısınız” dedik. biri bastı; sonra “ne oldu” diye sordu. “300k$’lık ihracat yaptınız, bunun da faturasını yollayacağız, o da ödenecek” dedik. adam suça ortak olmuş olduğu için çok kötü oldu. sonra yazılım nasıl yazılır, uydu bağlantısı nedir, bu ne kadar para eder bunları gezdirip gösterip anlattık. adamlar “çok iyi anladık ama mal çıkışı olması lâzım, mevzuat böyle” dediler. bunun üzerine dedik ki: “biz bu yazılımı banda kaydedelim ( o zaman cd yok, hatta kaset bile yok, ½” makaralı bant kullanılıyor) onu yollayalım”. adamlar bir çözüm bulmuş olmanın sevinci ile “tamam dediler, kaydedin yollayın”.

ihraç ettiğimiz yazılımın kaydı iki makara etti. bunlar paketlendi ve gümrük komisyoncusuna verildi. komisyoncu, bunları gümrüğe götürdü ve ihracat işlemine başladı. gümrük memuru, işlemi yapmış ve bir noktada sormuş: “tır’lar nerede?”. komisyoncu da “tır mır yok hepsi bu iki zarf” demiş, masanın üzerindeki teyp bantlarını göstermiş. gümrük memuru “bu iki zarf 2m$ edemez, ben bu işlemi yapamam” demiş, bırakmış. mahkemeye gidildi, bilirkişi heyeti kuruldu, bizim o iki makaradaki yazılımın 2m$ edip etmeyeceğini (nasıl baktılarsa?) inceledi. neyse ki, 2m$ eder dediler de hayali ihracattan kurtulduk.

bu sefer, aynı komisyoncu, aynı gümrük memuruna aynı iki makarayı “2m$ eder mahkeme kararı” ile götürüp işlemi yeniden başlattı. ancak, gene işlem sırasında, ihraç malının birim fiyatı, miktarı ve toplam fiyatının girilmesi gerekiyor. mevzuat öyle. ne yapsınlar, iş daha uzamasın diye bakmışlar zarfta teyp bandı var, bir makarada kaç metre bant vardır diye kestirmişler, makarası 1.000 metreden 2.000 metre yazılım ihraç etmiş olmuşuz. yani, yazılımın birimi metre olmuş. “

Reply

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *


*