Bana başka bir fıkra anlat

April 20, 2014

Serzenişim tek delikli düğme üreticilerinedir. Kimse üzerine alınıp konuyu başka noktalara çekmesin. Politikayla, siyasetle işim olmaz. Henüz bu sosfistike bir bilimi, özellikle ülkemizdeki gelişmişlik seviyesinde, anlamış durumda değilim. House of Cards seyrederim o kadar. Bazen de salonda kanepede seyrederken uyuyor buluyorum kendimi. Şimdi ilk paragrafta seslendiğimiz hedef demografiyi anlattım. Aşağıda bu kiteleye mesajlarımı vereceğim. Umarım bu sefer anlarlar.

1950’lere geri dönelim istiyorum senin derdin nerdeyse ikinci dünyası savaşı sonrasına dayanıyor. Belki sen kısa pantalonla oynarken bu adamlar soğuk savaş vesilesiyle bir sistem buluyorlar. Adına da uzun süre sonra internet adını veriyorlar. Tarihçeyi kısa geçiyorum. Okumaz sıkılırsın diye. Ya da sana anlatanları baymamak için.

Kaba taslak 60 yıl önce diyelim akılda kalsın bu adamlar bilgisayar üretim teknolojilerinde de iyileştirmeler yapıyorlar. Sen hala ülkende karşılık bulacak kelime aramakla boğuşurken ‘inovation’ denilen tek dişi kalmış canavar dünyayı değiştirmeye niyetli insanlar tarafından sürekli tekrarlana tekrarlana uzaya çıkıyor iniyor bir daha çıkıyor sonra üzerine tur atıyor. Aslında matbaa suçlu değil anlayacağın.

Paragrafları da çok uzun tutmamaya, cümleleri uzatmamaya çalışıyorum. Nerede kalmıştık adamlar yıllar önce bu internetin temellerini atıyorlar 1990’ların ikinci yarısından itibaren de olayı ticarileştiriyorlar. Anlayacağın para işi devreye giriyor. Olaya hemen ‘hah işte vergi’ gözlüğünle bakmayasın sakın. Çünkü başka bir niyetleri var. Bu adamlar bildiğin dünyayın ticari, kültürel, ekonomik, sanatsal veya ismini ne koyarsan koy geliştirmeye çalışıyorlar. Hatta bir kısmı şirketlerini kurarken küçükcük aşamada bile dünyayı değiştirmek vizyonuyla yola çıkıyorlar.

Bir kısım buluşlarını bile bak diyim ben bile anlamıyorum. Sana diyim biz bunlardan daha iyisini yaparız. Örnek vereyim biz dünya 3ncüsü futbol takımı çıkarmadık mı? UEFA kupasını almadık mı? Yoğurdu bulmadık mı? 1nci, 2nci ve 3ncü köprüleri bizim işçilerimiz yapmadı mı? Evelallah hepsini yaparız. İçinde inancın olduktan sonra başaramayacağın hiç bir şey olmaz. Bunu en son ”Tek düğmeli üreticiler derneği” seçimlernde kanıtlamadık mı?

İşte yazının burası kritik. Yukarı çıkarken birşeyler anlattık şimdi yokuş aşağıya inerken mesajımızla bağlamak gerekiyor. Bu kadar vaktini aldık okudun bir amacı olmalı bu kadar yüzlerce kelimenin bir araya gelen bağlacın. Dikkat etmediğim edebi kuralların.

Çıktığın vitesle in derler. 1 veya 2’ye al vitesi. Otomatikse dokunma o halleder. Bu otomobil mevzu açılmışken Silikon Vadisi denilen yer var ya orada üretmeye başlamışlar bu cihazlardan. Otomobil 1886’da Carl Benz tarafından bulunuyor bu arada. Amerika’da da Ford 1903 yılında Detroit’in dış mahallerinde nerdeyse Michigan’a yakın bir mevkide kuruyor şirketini. Bu yılları özellikle buldum. 150 yılı aşkın bir ‘inovasyon’ var üstünde oturduğun bu dört tekerleğin üzerinde. Ne dicem sonra bu Detroit var ya batıyor. Şimdiler de bu silikon vadisi denilen yerde bunları üretiyorlar. Bildiğin internet var içinde yakında sosyalleşirler de. İki araç birbirini tanır yol verir felan. Unutmadan elektrik tüketiyor bunlar.

Toparlayalım mesajı. Ne demiştik bu kadar kalabalık yazıda. Bir teknolojik gelişmenin sonucunda çıkan icatlar dün bulunmadı, yüzyıllık bir macera. Uzun vadeli yatırımların ve sürdürebilir bir vizyonun eseri. Dolayısıyla bugün salya sümük ağlamana gerek yok. Gölge etme otur çalış senin de olur. Günlük evinin sorunlarıyla uğraşırken bu iki çocuk çıkıp çalışıyor bazen arama motorunu geliştiriyor bazen iletişimde devrim yaratacak inovasyonlara imza atıyorlar.

Şimdi desen ki bizim de topçularımız var onlar kadar iyi oynuyoruz. Fayda etmez 1-2 dışa düşen örnek haricinde başarı yakalaman mümkün değil çünkü yol yanlış haritayı ters tutuyoruz. bu dışa düşenlerde sürüden ayrılan tipler. Birisinin demesi lazım bu hedefe gidiyorsak harita tek ama düz okuman lazım. Ters tutarsan ne ekonomini büyütebilirsin ne de sanayini geliştirebilirsin. Üretttiğini düşündüğün uçağın, bırak uçağı ya bilgisayarın, (biz bilgisayar üretmiyorduk ki) işte üreteceğin neyse parçalarının hepsini yurtdışından alırsın sonra koltuğunu ben üretiyorum diye böbürlenirsin.

Evet diyorduk ki mesele para olursa yeni dünyanın kuralları değişti onları hatırlatayım sen de dernek yasalarını buna göre toparla düzelt. Kim teknolojiyi bulursa o topluyor araziyi. Dolayısıyla artıklardan otlanmaya çalışmayalım oturalım konuşalım. Belki yürüyerek yetişmemiz çok uzun sürecek bu drone üreticilerini ama bir yerden başlayalım. Her seferinde oyunu bozuyorsun başa dönüyoruz. İlk kutuya koyuyoruz piyonları.

Özetle diyeceğim şudur Muhittin, adına teknoloji, bilişim koyarak vadi üretmezsin. Teknoloji dediğin şey fabrikada yapılmıyor. Ülkenin en iyi yazıcılımcılarını bir binaya koysan ortaya bir şey çıkmaz. Şu andaki kültür, ekonomik sistem veya ortalık inovasyon yapmaya, teknoloji üretmeye uygun değil. Yabancılardan medet umma, kimse araştırma geliştirmesini buraya kurmaz. Godot gibi bekler durursun. Haydi hala geç değil otur konuşalım ama sakın interneti tekrar bulurum istersem ben ülkemi intranet yaparım deme. Masaya oturup konuşmamızın başlangıcı bu espri olmasın, bana başka bir fıkra anlat kır buzları.

2 Comments
April 20, 2014 @ 15:38

Burak Bey, söylediklerinize katılıyorum ancak ülkemizde bir kısır döngü var. Maalesef bizi yöneten insanların teknolojik vizyonu yok buna son 1 ayda defalarca şahit olduk. Kaldı ki gelen nesle iyi bir lider olabilmek için onların dilinden yani teknoloji dilinden konuşmak gerekiyor(Obama’nın yaptığı gibi). Ancak burada ki sorun teknolojik vizyonu olan insanların siyasete girmemesi, siyasette olan insanların da teknolojik vizyon edinmemesi. Bu sorunu aştığımız gün inanıyorum ki drone üreticilerine çok hızlı bir şekilde yetişeceğiz.

Benim düşüncem bizi yönetenlerin bu vizyonsuzluğundan sürekli yakınmak bizi istediğimiz seviyeye ulaştırmayacak. Sizin gibi inovasyonu ve gelişmeleri takip eden kişilerin bu bilinci uyandırması için bir şeyler yapmalı. Nasıl aydınlar röneasans devriminde herkesin bildiği ama liderlerin kabul etmediği gerçekleri gün yüzüne çıkarttıysa Türkiye’de de teknoloji için aynı şey teknolojinin önde gelen isimleri tarafından yapılması gerekiyor. Yoksa www yerine ttt gelmesi kaçınılmaz olur.

İyi günler.

Reply
January 9, 2015 @ 14:36

Burak Bey, elimden geldiğince sizi takip etmeye çalışıyorum.

Bu yazınızı da bir solukta okudum. Hep haklısınız. Hepsi GOL…
Yaklaşık 20 yıl yurdışında yaşadım ve bizimkilerin neden hala bu da mı gol değil dediğini anlayabiliyorum.

Beş yıldır Türkiye’de yaşıyorum ve bir-kaç kişinin dışında hala ne olması gerektiğini anlayanın olmadığını görüyorum.

Mutlaka bir yerden su kaçırıyorlar. “Geliştirmek” ya yanlış anlıyorlar ya da anlamıyorlar. Dünyaya yeni icatlar getirmeye çalışmalıyız belki, ancak geliştirilmesi gereken milyonlarca iş bizi beklerken gözümüzü açıp bakmıyoruz etrafımıza.

Her neyse, yazınız için teşekkür ederim. Umarım aklı başında bazılarına bir faktör olur.

Saygılarımla

Haluk.

Reply

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *


*