Cumhuriyet gazetesi soruları & cevaplarım

Soru: Türkiye gelişmekte olan bir ülke olmasına rağmen pek çok konuda geride. Ancak buna rağmen internetteki yeni gelişmeleri de takip etmekten geri durmuyor. Sahipleniyor, aktif kullanıcı oluyor. Bu, çoğu zaman bilinçli kullanım olmasa da rakamsal bazda kabarık bir görünüm veriyor. Nedir bu coğrafyanın kullanıcısının internetten beklentisi ve onunla ilişkisi?
Cevap:
Türkiye’nin bir çok konuda geride olduğuna katılmıyorum. Kendimizi zihinsel engeller oluşturmamız lazım. Önümüzdeki 10 seneyi oldukça iyimser görüyorum. Teknolojik gelişmeleri hızlı uygulayacak bunları gerçekleştirecek genç bir nüfusa sahibiz. Eğer sosyal ağ sitelerinden bahsediyorsanız bunun da zararlı bir tarafı yok, interneti öğrenme sürecinin bir adımı olarak değerlendiriyorum. İnternetin Türkiye’de yaygınlaşması çok yeni sayılabilir. Bu bakımdan internet eğitim seviyemiz düşük ve bu önümüzdeki senelerde yükselecek. Bırakın insanlar eğlensinler, sohbet etsinler günün sonunda bu teknolojiyi daha verimli kullanmayı da öğrenecekler.

Soru: Türkiye’deki sanal ticaret pazarının büyüklüğü nedir? Yerli yabancı şirketlerin dağılımı… vs…
Cevap: Sanal ticaret olarak nitelendirmemek doğru olur. Bu gerçek bir ticaretttir, gerçek ürünler gerçek faturalar ve gelir gider tabloları vardır. Köşedeki bakkal ne kadar gerçekse internet üzerinde ticaret yapan şirketlerde o kadar gerçektir. İstatistik bilgilerine comscore, iab gibi araştırma kuruluşlarından ulaşılabileceği gibi BKM verilerini kullanmakta mümkün olabilir. 2010 yılının ilk altı aylık verileri 6,9 Milyar TL lik bir harcama gerçekleşmiş geçen yıl aynı dönemde 4,4 Milyar TL lik bir harcama olmuş. %55’lük bir artış anlamına geliyor. Yabancı şirketlerin Türkiye’de olmasına gerek yok, eğer Amazon’dan bir alışveriş yapıyorsanız ülke içindeki tüm kitapçılara rakip oluyor. Dolayısıyla bu ayrımı yapmak kolay değil, tahminim bu cironun yüksek bir oranını yerli şirketler gerçekleştirmiştir.

Soru: Türkiye internetle güven imtihanını verdi mi? Sanal alışveriş ve paranın sanal kullanımı konusunda hala çekingen bir kullancı profili var. Bu durum nasıl bir gelişim izliyor?
Cevap:
İnternet üzerinden alışverişte güven sorunu olmadığını düşünüyorum. Bu 1990’ların ikinci yarısında internette ticaretin başladığı dönemlerde söz konusuydu. Aradan 15 sene geçti, hem ödeme sistemleri çeşitlendi hem de güvenlik teknolojileri değişti. Güven konusunu dile getirenlerin internete yeni giriş yapan bir demografi olabileceğini yani internet eğitim seviyelerinin düşük olduğunu görebiliriz.

Soru: İnternet girişimciliği tam anlamıyla ne demek? Herkes masa başında fikir üretiyor ancak bunun olabilirliği ve sürdürülebilirliği için nasıl bir yol, nasıl bir güzergah gerekli? Her yaratıcı fikir hayata geçebilir mi? Ayrıca yaratıcılık yalnızca geri dönüşümüyle mi ölçülebilir?
Cevap:
Girişimcilik’le internet girişimciliği arasında fark yok. Girişimciler eğer internet üzerinde faaliyet gösterecek bir şirket kurarlarsa onlara “internet girişimcisi” olarak adlandırabiliriz. Önümüzdeki 20 yıl içinde tüm şirketlerin internet üzerindeki ekonomik faaliyetleri fiziksel dünyadakini geçeceği için bu kavram kalmayacak. Yeni ekonomi ve eski ekonomi olarak ayırdığımız deyimler nasıl tek “ekonomi” kavramı altında toplandılarsa, önümüzdeki yıllarda internet bir çok ticari etkinliğin geniş tabanını oluşturacak. Girişimcilikle yaratıcılık kavramlarını hep birarada düşünmek istiyoruz ancak bu doğru değil. Yaratıcı ürünler çıkartan girişimciler olabileceği gibi bildiğimiz standart iş modelleriyle girişimci olanlarda olabilir. Tüm girişimcilerden inovasyon beklemek yanlış olur. İşlerini geliştirmeleri beklenebilir ancak her girişimciden Mars’a göndereceğimiz bir uzay aracını üretmesini beklemek bence hatadır. Zihnimizde engeller koyar. İnternet üzerinden ayakkabı satmak bir girişimcilik olacağı gibi Türkçe’ye özel bir arama motoru geliştirmekte girişimcilik kavramı içindedir. İkisinin de katma değerleri farklıdır, ancak ikisi de girişimcidir. Girişimci sayımızı arttırdığımızda rekabet yaratıcı çözümler getiren şirketleri doğal yolla arttıracaktır.

Soru: 2010 ve sonrasına baktığınızda internet girişimciliğinde kilit nokta nereye evriliyor?
Cevap: 2010 sonrasında bir çok tahmin yapılıyor, hangisinin gerçekleşeceğini bilmek zor. Türkiye’de internet kullanıcı sayısı arttığı gibi ekonomik büyüme beraberinde internet girişimcilerine büyük fırsatlar yaratacak. İnternete erişen cihazların farklılaşması, sayılarının artması ve fiyatlarının düşmesi internet üzerinde geçirelecek zamanı ve ticareti arttıracak. Yeni ihtiyaçlar ortaya çıkacak bugün hiç bilmediğimiz bir çok sektör oluşabilir.

Soru: Kümesteki kartal mıyız? Bunun ne kadar farkındayız?
Cevap: Kartal veya tavuk benzetmesi sadece girişmek isteyenlere başlamak için bir motivasyon sağlamak için verilmişti. Tüm herkesin girişimci olması düşünülemez, ancak kendi işini yapmak isteyen fakat bir türlü cesatet edemeyenlere adım atmaları için bu hikaye anlatılabilir. Şirketlerin başarılı çalışanları olmak zorundadır, kendi girişimini başlatanlarında ücretli çalışanları olacaktır. Türkiye’nin genelini diğer ülkelerle kıyasladığımızda düşük bir girişimci oranına sahip olduğumuz görülebilir, eğitim sistemimizde öğrencilere kendi girişimlerini başlatmaları için desteklemeliyiz. Özyeğin Üniversitesinin bu alanda yaptığı çalışmaları tebrik etmek gerekir.

Soru: Türkiye’deki en başarılı internet projesi, kampanyası sizce neydi?
Cevap: Her dönem kendi içinde başarılı projeler taşıyor. Başarının kriterlerini belirlersek bir çok kategoride farklı birinciler çıkar. Başarıyı sadece gelir ve karlılıkla birleştirirsek çok az sayıda olağan şüpheliyi gösterebiliriz. Genel oalrak Türkiye’den çıkan eksisozluk, mynet, ideefixe, kitapyurdu.com, siberalem, hepsiburada, haberturk, internethaber, memurlar.net, kariyer.net, ebebek, sahibinden.com, hurriyetemlak, araba.com, gittigidiyor, yemeksepeti, izlesene, blogcu, mackolik, webrazzi.com bir çok kez anlatılan başarılara sahip girişimlerdir. Başarı sürdürülebilir olduğunda çok anlamlı oluyor. Bu bağlamda benim gelecek için ticari olarak başarılı olabileceğini düşündüğüm projelerden bir kaçı; karniyarik.com, bendeistiyorum.com, alisverisrobotu.com, hangiuniversite.com, monitera.com, pabbuc.com, balerin.com, anneysen.com, grupanya.com ve diğer etohum girişimcileri diyebilirim.  (bu projelerin bazılarına ticari olarak ortağım)

Soru: Henry Ford, “dostlarımı dinleseydim şimdi daha hızla atlara biniyor olacağız” diyordu. İnternet’te fark yaratmak için bildiğini okumak gerekli olmalı. Korkak mıyız gerçekten girişimci miyiz risk alıyor muyuz?
Cevap: Bildiğini okumak bazen tehlikeli olabilir. Herkesden daha çok bilmek, çok uzun süre çalışmak, konu hakkında uzmanlaşmak gereklidir. Henry Ford, tüm bunları yaptığı için kimseyi dinlememiş olabilir. Bilgisizliğin olduğu bir ortamda kimseyi dinlemeden yol almak sonunda hep hazinli hikayeler getirir ve bunları kimse bilmez. Fark yaratmak için çok çalışmak ve okumak gereklidir, risk daha sonra alınmalıdır.