Grup satın alma iş modeli üzerine soru – cevap

1. Sizce grup alışveriş siteleri konsepti ABD’de yakaladığı başarıyı Türkiye’de de yakalayabilir mi?
Groupon 2008 yılında Amerika’da Chicago şehrinde başlamasına rağmen 2010 yılında 40 farklı pazarda hizmet verir hale gelmiştir. Avrupa’lı rakibi MyCityDeal’i de satın alarak yola devam etmektedir. Grup satın alma modeli yeni olmamasına rağmen internet kullanıcıları sayısı ve alışkanlıkları daha yeni bu modeler uyum sağlamıştır. Amerika ve Avrupa’daki toplam pazarı gözönünde bulundurursak aynı cirolara ulaşmak mümkün olamaz ancak hizmet sektöründe bu yeni girişimlerin etki yaratacağına inanınıyorum. Önümüzdeki 2 sene içinde bu sitelerin sayısının daha da artacağını düşünebiliriz.

2. Bu konseptte bir çok sitenin kısa bir süre içinde, peşpeşe açılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Başarılı olmuş bir iş modelinin takip edilmesi çok normal. Özellikle pazara giriş için bir engel olmayınca bir çok oyuncu hızlı hareket etti, ancak piyasada aktif olarak sadece 4-5 oyuncu var. Burada kritik başarı faktörleri, tedarikçi ilişkileri, online pazarlama, kaliteli müşteri deneyimi yaratmak ve tüm bunları sürdürelebilir bir karlılıkla devam ettirmek. İşin teknolojik tarafında farklılık yaratmak oldukça güç. Standart hazır altyapılarla bile bu tür siteler açmak mümkün, zaten burada başarı teknolojide değil. Ticari iş modelini düzgün harekete geçirmekte yatıyor. Bunun yanı sıra müşteri sadakatının zor oluşacağını düşünüyorum. Bir site bir yıl içinde maksimum 365 farklı hizmet sunabiliyor. Hizmet sektöründe onbinlerce tedarikçi var dolayısıyla sektörde başarıyla bir çok oyuncu olabilir ve hepsi karlı olabilir.

3. Bu siteler ayakta kalmak için nasıl bir farklılaşma stratejisi uygulamalılar sizce?
Girişimlerin başarılı olmaları için müşteri tabanlarını oldukça büyütmeleri gerekiyor. Bu iş modelinde başarı oldukça yüksek bir müşteriyi hizmet sektörüne yönlendirmek geçiyor bu bakımdan üye sayılarını hızla arttıran markalar daha başaılı olabilir. Bu modelin başarıyla uygulanabileceği 4-5 şehir olduğunu düşünüyorum. Nüfus ve hayat akışı yönünden yüksek hacim gerekli. Ankara ve İzmir odaklı örnekler açılabilir ancak sonuçlarını takip etmek lazım. Bunun yanı sıra ürün yelpazesi seçimde odaklanmaya gidilebilir, örneğin; sadece lokantalar, sağlık ve spor sektörü hedeflenebilir. Pazarın ve rekabetin durumuna göre bu girişimler kendilerini şekillendirmeleri gerekir diye düşünüyorum.